Kadın sağlığına zararlı kıyafetler

Kadınların güzel görünmek için yapamayacağı şey yoktur. Fakat güzellik uğruna kullandığınız bazı ürünler sağlığınızı tehlikeye atabilir.

Herkes şık görünmek ister; ancak modanın kişinin sağlığına mal olması kabul edilebilir bir şey değildir. Günlük yaşamda çok sık kullandığımız, kullanırken güvenli olduğunu sandığımız ancak sağlıklı olmayan pek çok şey vardır.

Bir zararı olmayacağını düşündüğümüz için kullanmaktan çekinmediğimiz yanlış ve kalitesiz ürünler sağlığımızı tehdit edebiliyor. Taklit gözlüklerden hatalı çamaşırlara kadar birçok ürün vücudumuzda kalıcı hasarların oluşmasına neden olabiliyor.

Dar pantolonlar

Dar pantolonlar, modanın önemli parçalarından biri haline gelmiştir ve bu günlerde genç kızlar bunları giymeyi çok seviyor. Ancak doktorlar sinir sıkışmasına neden olabileceğinden bu pantolonların giyilmesini tavsiye etmemektedir. Uyluğun ön yan bölümlerinin duyusunu alan lateral femoral kutanöz; sinirin dar kotlar tarafından sıkıştırılması sonucu bu bölgede ağrı ve uyuşma görülür.

Aynı zamanda bacak ve kalça bölgesini sıkan çok dar pantolonlar, damarları sıkıştırarak kan dolaşımının yavaşlamasına neden oluyor. Bu durum uzun vadede varis ve selülit gibi problemlere yol açıyor.

Suni deri ürünler

Çin’den ithal edilen suni derilerin artışıyla, ayakkabı ve tekstil sektöründe birçok ürün artık suni deriyle üretilmeye başladı. Daha uygun fiyatla satılan, bu suni deriden yapılmış ürünler sağlığımız için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Gerçek deri, gözenekli bir yapıya sahip olduğundan teninizin hava almasını sağlar, suni deriyse teninize hava aldırmaz. Bu durum sağlıksız bir terlemeye yol açar ve özellikle ayak sağlığı için son derece tehlikelidir. Cilt nefes almadığından mantar gibi enfeksiyonlara davetiye çıkarılmış olur. Daha masraflı olsa bile gerçek deriyle üretilmiş ürünlerden vazgeçmeyin.

Sivri burun ayakkabılar

Vücudumuzun tüm yükünü çeken ayaklarımızla ilgili tercihler yaparken kesinlikle daha dikkatli olmalıyız. Ayak sağlığımız, tüm estetik kaygılarımızdan daha önemli.

Sivri burunlu ayakkabılar ayak sağlığımız için uzak durmamız gereken ürünlerin başında geliyor. Fazla sivri ve dar burunlu ayakkabılar ayak şeklini bozduğu ve parmakları sıkıştırdığı için ‘Hallux Valgus’ adı verilen başparmak çıkıntısı rahatsızlığına neden oluyor.

Bunun yanında küçük parmağın şekli de bozulabiliyor. En doğrusu ayak şeklimize uygun ayakkabıları tercih etmek ve sivri burunlu ayakkabılardan uzak durmak.

Hatalı model ve yanlış beden sütyenler

Seçerken detaycı davransak bile sütyen konusunda da bazı hatalar yapabiliyoruz maalesef. Yanlış yapılan sütyen tercihleri, kötü görünümün yanı sıra sağlığımızı da tehdit ediyor.

Göğüs yapısına uygun olmayan sütyenler göğüslerin formunda deformasyon, sarkma, sırt ve boyun ağrısı gibi problemlere yol açabiliyor. Sütyen satın almadan önce doğru beden ve kalıp konusunda emin olmak ve ona göre alışveriş yapmak gerekiyor.

Sentetik iç çamaşırları

Sentetik kumaşların sağlığımız için iyi olmadığını hepimiz biliyoruz. Konu özellikle iç çamaşırları olduğunda bu durum daha da önemli bir hal alıyor. Sentetik kumaşlar ve danteller ter emme özelliğine sahip olmadığı için hassas bölgelerde sağlıksız bir ortamın oluşmasına neden oluyor. Üstelik sentetik kumaşlar üretilirken daha çok kimyasal madde kullanıldığından insan sağlığı ve doğa için oldukça tehlikeli.

Taklit gözlükler

Sahte ve taklit güneş gözlükleri, göz sağlığımızı tehlikeye atıyor. Uzmanlara göre güneşin altında hiç gözlük takmamak, taklit ürünler kullanmaktan çok daha iyi. Çünkü göz güneşle karşılaştığında gözbebeğini küçültür ve kendini korumaya alır, fakat koyu renkli camlar altında gözbebekleri büyümeye meyilli olduğundan UV koruması olmayan bu ürünler gözlerimize çok daha fazla zarar verir. UV ışınlarına uzun dönemde maruz kalındığında ortaya ‘makula’ (sarı nokta) dejenerasyonu ve katarakt gibi körlükle sonuçlanan iki önemli hastalık ortaya çıkabilir.

Koyu renkli güneş gözlükleri eğer UV ışınlardan koruyan filtrelere sahip değilse çok daha zararlı olurlar. Koyu renk göz bebeklerini büyütür ve eğer UV korumalı değilse UV ışınlar direk gözün merkezine girer ve göze çok büyük zarar verir. Yani, güneş gözlükleriniz çok koyu renk ise UV korumalı olduğundan emin olun.

İmitasyon takılar

Her şeyde olduğu gibi takılarda da ‘taklit olanın zararlı olması’ kuralı bozulmuyor. Fiyatının cazibesine kapılarak aldığımız imitasyon takılar cilt sağlığımız için tehlikeli.

Ciltte alerjiye, kalıcı lekelere ya da egzamalara neden olabilen imitasyon takılar maalesef ki kadınların vazgeçemediği ürünlerden. Bu rahatsızlıklar kaşınma, deri dökülmesi ve ciltte kızarıklık şeklinde kendini gösterebiliyor. Eğer hassas bir cildiniz varsa altın ve gümüş ürünlerden vazgeçmeyin. “İlla ki imitasyon da kullanacağım” derseniz, kaliteli ve markasına güvendiğiniz ürünleri tercih edin.

Çok yüksek ve düz ayakkabılar

Hepimiz çok yüksek topuklu ayakkabıların aslında zararlı olduğunun farkındayız. Fakat yine de topuklu ayakkabılarımızın cazibesinden kurtulamadığımız için bu işkenceye katlanıyoruz. Yüksek topuklu ayakkabıların zararları sadece anlık acı ile kalmıyor, uzun vadede de birçok probleme yol açıyor. Bu tip ayakkabılar, ayağı öne doğru zorladığı için kemik çıkıntılarının artmasına neden oluyor. Üstelik sırt ağrısı, duruş bozuklukları, diz ve bacak ağrıları ve kireçlenme gibi çok daha büyük sorunlar da kendini gösterebiliyor.

Çok düz ayakkabılar da sağlığımız için aynı oranda zararlı. Eklemlerde zedelenme, yürüyüş bozuklukları, bilek ve kalça ağrılarına neden olabilen fazla düz babetler uzun vadede düztabanlık ve topuk dikeni gibi hastalıklarla yol açıyor. Uzmanlara göre ideal topuk boyu ise 2 ila 5 santim arasında olmalı.

Kalitesiz sentetik kumaşlar

Aslında hepimizin sağlıksız olduğunu bile bile sentetik kumaşları satın alıyoruz. Üzerimize giydiğimiz giysiler sağlığımız açısından büyük önem taşıyor çünkü onlarla sürekli temas halindeyiz. Kumaşlara işlenmiş her türlü kimyasal, yapay madde ve boya, ter ve nüfuz yoluyla vücudumuza geçiyor ve alerjiden kansere kadar büyük oranda sağlığımızı tehdit ediyor.

Polyester, akrilik, rayon, asetat, naylon ve leke tutmaz/buruşmaz kumaşlar sağlığımız için en zararlı olan kumaşların başında geliyor. Bu kumaşlar yerine pamuk, ipek, keten, yün ve kaşmir gibi doğal olan ürünleri tercih etmelisiniz.

TAZE MEYVE SUYU VÜCUDA ŞEKER YÜKLEMESİ YAPIYOR !!!

Sağlıklı beslenme ve yaşamla ilgili konularda ‘ezber bozan’ profesör olarak anılan Prof. Dr. Canan Karatay, taze sıkılmış meyve sularının şekerli sudan farklı olmadığını vurguluyor.

 

Karatay ayrıca bir araştırmaya göre şekerli içeceklerin ABD’de her yıl 25 bin kişinin ölümüne yol açtığını Türkiye’nin ise ikinci sırada olduğunu ifade ediyor.

 

İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, taze sıkılmış meyve sularının şekerli sudan farklı olmadığını vurgularken, asitli ve şekerli içeceklerin tehlikesine de dikkat çekiyor. Yapılan bir araştırmaya göre, şekerli içecekler ABD’de her yıl 25 bin kişinin ölümüne yol açıyor, Türkiye ise ikinci sırada.

 

Öte yandan çocuk beslenmesinde yapılan yanlışların, çocuk yaşta dahi karaciğer yağlanmasına yol açtığını ifade eden Karatay, kabahatin anne ve babalarda olduğunu savunuyor ve ebeveynlere şöyle sesleniyor: “Unutmayın, fındık, fıstık çıtır çıtır; hem kan yapar, hemısıtır…”

 

“Nar suyunun şekerli sudan farkı yok, bütünüyle yemeli”

“Son günlerde bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için her yerde nar suyu tavsiye ediliyor. Ancak nar suyu şekerdir. Nar en yüksek antioksidanı olan meyvelerdendir ama bütünüyle yenilmelidir. Narın suyu sıkıldığı zaman, yani su haline geldiği zaman bunun içindeki lifler parçalanır. Bunun artık şekerli sudan farkı yoktur içinde C vitamini vardır, ama C vitaminin fazlası üstten girer, alttan çıkar. Eğer günde bir meyve yiyecekseniz, bunu portakal gibi soyacaksınız, beyazıyla yiyeceksiniz. Esas C vitamini, beyazındadır. Geri kalanı fruktozdur, glikozdur ve de tehlikelidir.”

meyve-suyu

“Taze sıkılmış meyve sularını çocuklardan uzak tutun”

“Taze sıkılmışmeyve suyu kan şekerini ve ensülini yükseltir ve yağlanmaya başlarsınız.Meyve suları karaciğeri yağlandırır.Meyve sularında fruktoz (meyve şekeri) ve glikoz vardır. Alkol alanlarda nasıl bira göbeği oluşuyorsa, fruktoz da vücuda girince karaciğerde yağ olarak depolanır.Meyve suyu ve şekerli içeceklerden dolayı ve hareket etmemeleri nedeniyle çocukların da göbeği yağlanır. Bugün 12-13 yaşındaki erkek çocuklarının göbeği,memeleri, kalçaları büyüyor. Kabahat onların değil, ana babalarının. Çünkü sürekli şekerli içecek içmeye özendiriliyorlar. Bu çok yanlış! Çocuklar ayran, su ve şekersiz çay içmeli.

 

“Şekerli içecekler ABD’de her yıl 25 bin kişiyi öldürüyor”

“Harvard Üniversitesi’nde bir çalışma yapıldı. Amerika’daki şekerli içecekler her sene 25 bin ölüme sebep oluyor. Amerika’da şekerli içecek tüketimi çok fazla, ama Türkiye de ikinci ülke olarak bildirildi. Türkiye’de bunun araştırması yapılmıyor.

 

Dilimizde 5 tane tat alma duyusu vardır, bunlar tatlı, acı, ekşi, tuzlu ve imamidir. İmami özellikle çocuklarda yapay, suni yiyeceklere alışkanlıktır. Çocuklar, bu suni tatlara alışır ve onu aramaya başlar. Siz bebeklere şeker vermeye başladığınız zaman o çocukların diğer tat alma duyusunu köreltiyorsunuz. Onun için ‘Tatlısız yapamam’, ‘Âdetimin bilmem ne gününde şekere saldırırım’ diyorsunuz. Bu yanlış beslenmenin belirtisidir.”

 

“Çocuklara kesinlikle asitli içecekler içerilmemeli”

“Ayran varken, su varken, çay varken bunları tüketmek çok tehlikeli. Onu gören çocuklar, ‘Annem, dedemde bunu içiyor’ diye düşünüyor. Bu asitli içecekler kesinlikle eve alınmamalı, çocuklara içirilmemeli.”

 

Bebeğinizin uzun süre ağlamasının nedeni kolik olabilir

Doç. Dr. Ahmet Demir, son yıllarda yenidoğan bebeklerde en sık rastlanan sağlık problemlerinden biri olan kolik ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

Kesin nedeni tam olarak saptanamayan kolik bebeklerin saatlerce ağlamasına yol açabiliyor, anne babalar da bu durumda endişeye kapılabiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Demir, yenidoğan bebeklerde kolik ve tedavisi hakkında bilgi verdi.Kolik, kesin nedeni bilinmemekle birlikte bebeğin sinir ve bağırsak sisteminin tam olgunlaşmaması ya da gelişmekte olmasından kaynaklanabilir. Ayrıca annenin sigara içmesi, yaşının ileri olması ve ilk bebek olma durumu diğer risk faktörleri arasında yer almaktadır. İnek sütü, protein alerjisi ve diğer alerjiler de koliğe yol açtığı düşünülmektedir.

Durdurulamayan ağlama koliğin ana belirtisi

Koliğin ana belirtisi ağlama krizleridir. 3 aydan küçük bir bebekte durdurulamayan ağlama krizleri günde en az 3 saat sürebilir. Bu tablo, haftada 3 gün ve ayda 3 haftaya yayılmaktadır. Genelde bu bebekler, akşam saatlerinde ve hemen hemen aynı saatlerde ağlar. Ağlama sırasında yüzleri kızarır, karınları belirgin olarak şiştir ve bacaklarını karınlarına doğru çekerler. Bazen kendilerini arkaya doğru atar gibi bazen ellerini yumruk yaparak, bazen de bacaklarını tekme atar gibi hareketler yaparak ağlayabilirler.

Tedaviye anne ve bebeğin beslenme programından başlanmalı

Kolik, genelde 4. aya doğru düzelir. Tedavisi için ise birçok alternatif bulunmaktadır ancak bunlar tüm bebeklerde aynı oranda etkili olmamaktadır. Tedavi seçenekleri şu şekilde sıralanabilir;

– Anne sütü ile beslenen bebeklerde annenin diyetinin düzenlenmesi,

– Mama ile beslenen bebeklerde uygun mamaların seçilmesi,

– İlaç tedavisi (Gerekmedikçe kullanılmamalıdır)

– Probiyotikler (Faydalı bazı bakteriler kullanılabilir)

– Bitki özleri

– El yordamıyla tedavi ve masaj yapılabilir

Bebeğe kolik tanısını doktor koymalı

Kolik, bebeklerde kalıcı bir hasara yol açmaz. Ancak infantil kolik adı verilen türdeki ağlama krizleri olan bebekler, en az bir kez doktor muayenesinden geçmeli ve başka bir hastalık nedeni ile ağlamadıkları kanıtlanmalıdır. Bebekte kilo alamama, halsizlik, kusma, ishal, ateş, isteksizlik veya kabızlık yoksa genelde herhangi bir tetkike gerek yoktur.

Bebeğiniz ağlama krizine girdiyse

– Mümkün olduğunca sakin olun, gerilmeyin.

– Güler yüzle bebekle göz teması kurmaya çalışın.

– Bebeğinizi bağrınıza basarak karnını ısıtın. Bunu ütü ile ısıtılmış bez ya da ısıtma pedleri ile de yapabilirsiniz.

– Bulunduğunuz odada sakinleştirici müzikler açın.

– Bebek emziği kullanın.

– Su ve süpürge sesi bazı bebeklerin hoşuna gidebilir, unutmayın.

– Son seçenek olarak bebekle birlikte ufak bir araba yolculuğuna çıkın.

Kolik bir hastalık değildir. Bu, bebek gelişiminin ana aşamalarından birisidir. Bebeğin doktor kontrolünden sonra herhangi bir hastalığı olmadığı biliniyorsa bu konu ile ilgili süreçler sabırla ve sükunetle yerine getirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Porselendeki çatlaklar nasıl kapanır

Çok sık karşılaşılan bir sorun olan porselen eşyalarda oluşan çatlaklardan kurtulmanın kolay bir yolu var.

Süt ile kaynatın
Örneğin çatlaklar oluşmuş porselen bir tabağınız var. Bu tabağı bir tencereye koyun ve içini süt ile doldurun. Çok kısık bir ateşte 45 dakika kadar kaynatın ve soğuması için bekletin. Tencereden çıkardığınızda çatlakların kalmadığını göreceksiniz.

 

Kadınların en çok yaptığı ilişki hataları

Alışkanlık haline getirdiğiniz bazı davranışlarınız, farkına varmadan ilişkinize zarar verebilir. Belki de sadece partnerinizi çok sevdiğiniz için yaptığınız bu hareketler, onun sizden uzaklaşmasına sebep olabilir.

Kendinizi bunlardan arındırarak çok daha sağlıklı bir ilişki yaşayabilirsiniz.

Telefonunu ya da bilgisayarını karıştırmak

Çoğumuz bunu yapmaktan kendimizi alıkoyamıyoruz. Telefon veya bilgisayar karıştırmanın son derece yanlış olduğu da biliyoruz üstelik. Gizli gizli mesajları okumak ya da sosyal medya hesaplarına girmek hem kişisel alana yaptığınız bir saygısızlık hem de ona olan güvensizliğimizin bir işareti. Bu noktada partnerinize neden güvenmediğinizi kendinize sormalı ve bu güvensizliğin altında elle tutulur bir sebep var mı yok mu karar vermelisiniz. Bir sebep bulamıyorsanız, kendinizi değiştirmek için çabalamalısınız.

Kim olduğunuzu unutmak

İlişkide belki de en sık yaptığımız hata, ilişkiye başlamadan önce nasıl biri olduğumuzu unutmak. Sizin ilgilenmeniz gereken bir aileniz, arkadaşlarınız, işiniz veya okulunuz var. Tüm bunlar, partnerinizden önce de vardı. Ayrıca hobilerinizi, yapmaktan keyif aldığınız şeyleri veya inandığınız doğruları da unutmamanız gerekiyor. Sırf bir ilişkiye başladınız diye, tüm bunlardan vazgeçmeniz ya da tüm hayatınızı partnerinizin üzerine kurmanız ilişkinize zarar verebilir. Unutmayın partneriniz sizi bu halde tanıdı ve sevdi, aslında bir değişime ihtiyacınız da yok.

İlişkinizi diğer ilişkilerle kıyaslamak

Partnerinize sürekli çevrenizdeki diğer ilişkilerden bahsetmeniz ve bunu kendi ilişkinizle kıyaslayarak yapmanız hiç doğru değil. Arkadaşınızın sevgilisiyle nerelere gittiğinden, ona alınan hediyelerden ya da onların ne kadar mutlu olduğundan bahsetmek ilişkinize hiçbir şey katmaz. Bunlardan bahsederseniz, sevgiliniz size yetmediğini ya da bu ilişkinin sizi mutsuz ettiğini düşünebilir. Bu yüzden her ilişkinin kendi içinde güzel yönlerinin ve sorunlarının olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İişkinizde memnun olmadığınız yönler varsa, bunun sadece partnerinizin değil sizin de sorumluluğunuz da olduğunu unutmayın.

Sürekli birlikte vakit geçirmek

Birlikte çok fazla vakit geçirmek de ilişkinize zarar veren hatalarda biri maalesef. Her ne kadar onun hayatının her alanına dahil olmak ya da tüm vaktinizi onunla geçirmek isteseniz de, hem kendinize hem de ona biraz kişisel zaman geçirme şansı vermelisiniz. Partnerinizin arkadaşlarıyla dışarı çıkmaya ya da biraz yalnız kalmaya da ihtiyacı olabilir. Onu sürekli sizinle olması için zorlamayın. Bu, sizden uzaklaşmasına neden olabilir.

Değiştirmeye çalışmak

Partnerinizin hoşunuza gitmeyen özellikleri olabilir elbette. Ancak onun rahatsız olduğunuz her ufak davranışını değiştirmeye çalışmanız ve bunu bir alışkanlık haline getirmeniz ilişkinizde sıkıntılara sebep olabilir. İzlediği programlar ya da giydiği kıyafetler için sürekli eleştiri yapmamalısınız ve değişmesini istememelisiniz. Tüm bunlar onu sevmediğinizi düşünmesine neden olabilir. Birlikte olduğunuz kişiyi olduğu gibi sevmeye çalışın eğer bunu başaramıyorsanız, zaten ilişkinizin sağlıklı bir şekilde yürümesi pek de mümkün değil.

Sorunları konuşmamak

Partnerinize kırıldığınızda ya da kızdığınızda bunu içinizde yaşamanız, konuşmak ve çözüm aramak yerine onun anlamasını beklemeniz de bir an önce kurtulmanız gereken bir alışkanlık. Her sorunu içinize atmaya devam etmeniz sadece beklemediğiniz bir anda ufacık bir nedenle her şeyin ortaya dökülmesine ve çok büyük bir tartışmaya neden olabilir. Sorunları konuştuğunuzda kavga etmekten ya da ilişkinizin ayrılıkla sonuçlanmasından korkabilirsiniz. Aslında tüm bu sorunları içinize attığınızda oluşabilecek sorunlardan korkmalısınız.

 

 

 

Kadınlar Nasıl Erkeklerden Hoşlanır ?

Erkeklerin en merak ettiği konuların başında kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanır sorusu vardır.

Modanedio.com ailesi olarak bu soruya kadınların verdikleri cevapları siz kadınlar için maddeler halinde yazdık…

 

  • Sadakat duygusu olan erkeklerden,
  • Sevdiğini mutlu eden erkeklerden,
  • Süpriz yapmayı seven erkeklerden,
  • Merhametli erkeklerden,
  • Dürüst erkeklerden,
  • Sevecen erkeklerden,
  • Temiz,düzenli erkeklerden,
  • Çalışkan erkeklerden,
  • Bakımlı erkeklerden,
  • Macera sever erkeklerden,
  • Doğayla barışık erkeklerden,
  • Kitap okuyan erkeklerden,
  • Entellektüel erkeklerden,
  • Özel günleri unutmayan değer veren erkeklerden,
  • Hayata pozitif bakan erkeklerden,
  • Hayvansever erkeklerden,
  • Diş bakımına önem veren erkeklerden,
  • Tırnak bakımına önem veren erkeklerden,
  • Saçları temiz erkeklerden,
  • Güzel kokan erkeklerden,
  • Gelişime açık olan erkeklerden,
  • Kibar erkeklerden,
  • Sevdiğine değere veren erkeklerden,
  • Sorumluluk sahibi erkeklerden,
  • Çocukları seven erkeklerden,
  • Aile kurumuna değer veren erkeklerden,
  • Azimli erkeklerden,
  • Centilmen erkeklerden,
  • Seyahat yapmayı seven erkeklerden,
  • Zeki erkeklerden,
  • Esprili erkeklerden,
  • Romantik erkeklerden,
  • Çapkın olmayan erkeklerden,
  • Hobileri olan erkeklerden,
  • Giyimine özen gösteren erkeklerden,
  • Çorap temizliğine önem veren erkeklerden,
  • Ses tonu etkileyici olan erkeklerden,
  • Sevdiğine sahip çıkan erkeklerden,
  • Duygusal erkeklerden,
  • Topluluk içinde nasıl konuşmasını bilen erkeklerden,
  • Egosu olmayan erkeklerden,
  • Tatile gitmeyi seven erkeklerden,
  • Tuttuğunu koparan erkeklerden,
  • Cömert erkeklerden,
  • Kendisine iltifat eden erkeklerden,
  • Kendisine saygı gösteren erkeklerden,
  • Güleryüzlü erkeklerden,
  • Sözünü tutan erkeklerden,
  • Kültürlü erkeklerden,
  • Zengin erkeklerden,
  • Babacan erkeklerden,
  • Deli gibi seven erkeklerden,
  • Olgun erkeklerden,
  • Karizmatik erkeklerden,

Ütüleme Lazer gelir tüyler yok olur

Ütüleme lazer henüz yeni yeni tanınan ama çok etkili bir epilasyon türüdür. İstenmeyen tüylerin yok edilmesinde işe yarayacak olan bu uygulama ile kadınlar ve erkekler istedikleri onucu alacak ve tüyleri kökten yok ediyor olacaklardır. Dolayısı ile hem sporcular hem de hijyenine özen gösterenler bu sorun ile karşılaşmak zorunda kalmamak için en kesin yöntem olan epilasyona başvuruyor ve bunun içinde son teknolojiyi tercih etmek istiyorlar. Ütüleme lazer farkının aslında en belirgin özelliği atışları geniş geniş yapması ve dolaylısı ile de uzun zamanlarda bitecek olan seansların süresi ve aralıkları daha az olmaktadır. Bu da yoğun çalışan insanlar için zaten çok büyük bir artı. Ütüleme lazerin tek farkı bu değil elbette. En önemlisi de ağrısız olması. Yani dolayısı ile ağrısız sızısız bir şekilde tüylerinizden kurtulmaktan daha güzel ne olabilir ki? Ütüleme lazer için sizlerde randevu alarak ve size söylenilenler yaparak seanslara dahil olun ve tüylerinizin artık yavaş yavaş ok olduğunu ve sonrasında da tamamen bittiğini görebilirsiniz.

Ütüleme lazer ile başarısız olan uygulamaları asla karşılaştırmayınız. Son teknoloji ile yapılan uygulama elbette daha iyi olacak. Çok başarılı bir uygulama diye çok pahalı olduğunu da düşünmeyin elbette. Artık birçok klinik yeni sisteme geçiyor ve dolayısı ile de sizlerde bu hizmetleri çok uygun fiyatlara alabiliyorsunuz. Ütüleme lazer fiyatlar hakkında bilgi almak isterseniz de o halde kliniğe ulaşarak uygulama yaptırmak istediğiniz kısımları söyleyerek bir fiyat alabilirsiniz. Her bölge farklı ücrete tabi olacaktır ve genellikle komple hizmet almak istediğinizde daha uygun fiyatlara sunulacaktır. Ütüleme lazer için daha fazla beklemeyin ve tüylerinizden kurtulmanın keyfini özellikle de yaz ayında yaşayın. Onu giyemem tüy sorunum var, bu olmaz tüy sorunum var gibi sıkıntınız artık olmayacak. Size kalan istediğinizi giymek ve çıkmak olacaktır. Ütüleme lazer acısız, hızlı ve oldukça keyifli bir sistem ile sizleri bekliyor. Peki sizler neyi bekliyorsunuz?